Yirminci yüzyıl boyunca haritalar, ekonomik davranışları şekillendiren stratejik araçlardan biriydi. Michelin, sürücülere ücretsiz haritalar dağıtarak daha fazla otomobil kullanımını ve dolayısıyla lastik talebini artırmayı hedefledi. Shell ve dönemin önde gelen petrol şirketleri de benzer şekilde milyonlarca basılı haritayı akaryakıt istasyonları aracılığıyla ücretsiz dağıtarak daha fazla yolculuğu ve buna bağlı yakıt tüketimini teşvik etti.

Haritalar hiçbir zaman yalnızca yön göstermedi. Her dönemde ticareti ve tüketici davranışlarını etkileyen stratejik bir altyapı işlevi gördü.

Bugün ise bu rol, yapay zekâyla birlikte yeni bir boyuta taşınıyor.

Dijital haritaların yapay zekâ çağında nasıl bir veri katmanına dönüştüğünü ve bunun markalar için ne ifade ettiğini yazının devamında ele aldım.

Yazının tamamını Harvard Business Review Türkiye’de okuyabilirsiniz. Haritalar Yapay Zekâya Ne Anlatıyor?