Geleneksel lezzetler geri mi dönüyor?

New York'ta 2000'li yılların vazgeçilmezlerinden frozen yoğurt hakkında yapılan yorumlar son bir yılda %320 artmış. Birdie's, Mimi's ve Culture gibi işletmelerin bu ürünü farklı sunumlarla yeniden tüketicilerle buluşturması da dikkat çekici.

Benzer bir tablo Montreal'de karşımıza çıkıyor. Tarçınlı çöreklerden bahseden yorumlar %84 artarken Tokyo'da geleneksel Japon tatlısı mochi için bu oran %168'e ulaşmış. Google, Tokyo'daki artışta ülkeye yönelik yoğun turist ilgisinin de etkili olabileceğini belirtiyor.

Matcha'nın yükselişi yalnızca bir sosyal medya trendi mi?

Son yıllarda sosyal medyada sıkça karşımıza çıkan matcha'nın yükselişi, Google Haritalar yorumlarına da yansımış. Chicago'da matcha'dan bahseden yorumlar %82, Santiago'da %84 artarken New York, Seattle, San Francisco ve Atlanta'da bu oran %50'yi aşmış.

Üstelik yalnızca matcha değil, Londra'da kavrulmuş yeşil çay hojicha %114, Melbourne'de mor renkli bir tatlı patates türü olan ube %75 artış göstermiş.

Bence asıl ilginç olan, farklı kültürlere ait bu ürünlerin kendi coğrafyalarının dışına çıkarak yerel tüketici tercihlerinde karşılık bulması. Sosyal medyada gördüğümüz trendlerin fiziksel işletmelerde nasıl bir ilgiye dönüştüğünü anlamak açısından bu veriler önemli sinyaller sunuyor.

Peki, markalar bu verilerden ne öğrenebilir?

Çok şubeli markaların yalnızca kaç yorum aldıklarına veya haritalarda ne kadar görüntülendiklerine değil, müşterilerin yorumlarında hangi ürünlerden bahsettiğine ve bu tercihlerin lokasyonlar arasında nasıl farklılaştığına da odaklanması gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü aynı markanın farklı şehirlerdeki müşterileri, birbirinden oldukça farklı beklentilere sahip olabiliyor.

Lokasyon pazarlamasının geleceğinde, markaların dijital haritalarda ne kadar görünür olduğu kadar, bu görünürlük sonucunda oluşan verileri ne kadar iyi analiz edebildikleri de belirleyici olacak.